<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Siyaset</title>
	<atom:link href="http://www.medyatime.com/category/siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medyatime.com</link>
	<description>Haber, Haberler, İstanbul, Ankara, güncel, magazin, siyaset, medya, sağlık, spor,</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 10:51:02 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İsrail&#8217;den Türkiye&#8217;ye çok sert nota</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/16/ysrailden-turkiyeye-cok-sert-nota/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/16/ysrailden-turkiyeye-cok-sert-nota/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 12:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/16/ysrailden-turkiyeye-cok-sert-nota/</guid>
		<description><![CDATA[
İsrail, İsrail askerlerinin Gazze’deki operasyonunu anlatan Ayrılık dizisini çok sert bir notayla protesto etti. İsrail, vahşeti masum göstermek adına 1999 depremiyle ilgili bir hatırlatma yaptı: Soğuk kanlı katiller size yardıma gelmişti!
İlgili Haberler
İsrail&#8217;den Türkiye&#8217;ye çok sert nota
Türkiye&#8217;den İsrail&#8217;e bir DİZİ rest daha
Zeynep Gürcanlı yazıyor
 
Notada, Ayrılık dizisi için “bariz kışkırtma” ifadesi kullanılarak, bu dizinin Türkiye’de yaşayan Yahudiler ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="İsrail'den Türkiye'ye çok sert nota" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/77741.jpg" alt="İsrail'den Türkiye'ye çok sert nota" width="150" height="150" /><br />
İsrail, İsrail askerlerinin Gazze’deki operasyonunu anlatan Ayrılık dizisini çok sert bir notayla protesto etti. İsrail, vahşeti masum göstermek adına 1999 depremiyle ilgili bir hatırlatma yaptı: Soğuk kanlı katiller size yardıma gelmişti!</p>
<p>İlgili Haberler<br />
İsrail&#8217;den Türkiye&#8217;ye çok sert nota<br />
Türkiye&#8217;den İsrail&#8217;e bir DİZİ rest daha</p>
<p>Zeynep Gürcanlı yazıyor<br />
 <br />
Notada, Ayrılık dizisi için “bariz kışkırtma” ifadesi kullanılarak, bu dizinin Türkiye’de yaşayan Yahudiler ile Türkiye’yi ziyaret edecek İsrailli turistlerin hayatlarını tehlikeye atabileceği mesajı verildi.<br />
Nota, bizzat İsrail Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman’ın talimatıyla Türkiye’nin Tel Aviv’deki Maslahatgüzarı Ceylan Özen’e iletildi.<br />
Notayı, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Avrupa’dan sorumlu genel müdür yardımcısı Noar Gilon, bakanlığa çağırdığı Türk diplomata iletti.<br />
Ayrılık dizisinin İsrailli askerlerini “çocukları öldürmekten zevk alan üstün ırkın mensupları” ve “son derece karanlık etnik kilişeler kullanarak bölgeyi kontrol etmeye çalışan İsrailli ajanları” olarak gösterdiğinin ifade edildiği notada, şöyle denildi;<br />
“Bu tip kışkırtmalar Türkiye’deki yahudilere ve ülkeye turist olarak gelecek İsraillilere yönelik fiziksel saldırılara neden olabilir. Ayrıca, bu çirkin klişelerin bir televizyon dizisende kullanılması, büyükler kadar çocuklarca da seyredilmesi, bölgede ve tüm dünyada ülkeler ve dinlerarası barışı arayan herkesi endişelendirmelidir.”<br />
“O ASKERLER SİZE YARDIMA GELMİŞTİ&#8230;”<br />
Notanın son bölümü ise daha da ilginç;<br />
1999 yılındaki Marmara depreminde İsrail’in Türk halkına yardım için ordu mensuplarını gönderdiği hatırlatılarak, şöyle denildi;<br />
“Dizide soğuk kanlı katiller olarak gösterilen İsrail askerleri, 1999’daki yıkıcı depremin ardından en zor anlarında Türk sivillerin yardımına koşanlarla aynı askerlerdir&#8230;”<br />
Hürriyet</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/16/ysrailden-turkiyeye-cok-sert-nota/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;den İsrail&#8217;e bir DİZİ rest daha</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/16/turkiyeden-ysraile-bir-dyzy-rest-daha/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/16/turkiyeden-ysraile-bir-dyzy-rest-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 12:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/16/turkiyeden-ysraile-bir-dyzy-rest-daha/</guid>
		<description><![CDATA[
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, İsrail ile son dönemde yaşanan gerilime çok açık restlerle cevap verdi. &#8220;Vahşete sessiz kalamayız&#8221; diyen Davutoğlu, İsrail vahşetini şu cümlelerle yüzüne vurdu:
İlgili Haberler
İsrail&#8217;den Türkiye&#8217;ye çok sert nota
Türkiye&#8217;den İsrail&#8217;e bir DİZİ rest daha
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bosna Hersek ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Davutoğlu, Türkiye-İsrail gerilimine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="Türkiye'den İsrail'e bir DİZİ rest daha" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/834820090806124800509.jpg" alt="Türkiye'den İsrail'e bir DİZİ rest daha" width="150" height="150" /><br />
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, İsrail ile son dönemde yaşanan gerilime çok açık restlerle cevap verdi. &#8220;Vahşete sessiz kalamayız&#8221; diyen Davutoğlu, İsrail vahşetini şu cümlelerle yüzüne vurdu:</p>
<p>İlgili Haberler<br />
İsrail&#8217;den Türkiye&#8217;ye çok sert nota<br />
Türkiye&#8217;den İsrail&#8217;e bir DİZİ rest daha</p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bosna Hersek ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Davutoğlu, Türkiye-İsrail gerilimine neden olan olayları yorumladı. Davutoğlu, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki saldırıları karşısında Türkiye olarak sessiz kalamayacaklarını ve bu hassas ortamda İsrail ile askeri bir görüntü içinde olamayacaklarını söyleyerek, TRT&#8217;nin ise özerk bir kurum olduğunu, &#8220;Ayrılık&#8221; dizisine danışmanlık vermediklerini belirtti.<br />
İsrail ile ilişkilerde son dönemde ortaya çıkan sıkıntıların hatırlatılması üzerine Davutoğlu, Türkiye&#8217;nin geçen yıl bu zamanlarda İsrail ile Suriye arasında arabuluculuk yaptığını anımsatarak, ancak şu anda Gazze&#8217;de olanlara karşı sessiz kalamayacaklarını kaydetti.<br />
Gazze&#8217;de çocukların ölmemesini ve barışın hakim olmasını istemenin &#8220;İsrail karşıtlığı değil insani bir durum&#8221; olduğunu belirten Davutoğlu, barış istikametine dönmesi durumunda İsrail ile ilişkilere kalındığı yerden devam edilebileceğini, ancak bölgedeki durum bu kadar hassasken, İsrail ile askeri bir görüntü içinde olamayacaklarını da bildirdi.</p>
<p>DAVUTOĞLU&#8217;NUN İSRAİL&#8217;E AÇIK RESTLER İÇEREN KONUŞMASINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ<br />
Davutoğlu, TRT&#8217;de yayımlanan &#8220;Ayrılık&#8221; dizisiyle ilgili sıkıntıların hatırlatılması üzerine de TRT&#8217;nin özerk bir kurum olduğunu söyledi ve bakanlık olarak bu diziye herhangi bir resmi danışmanlık vermediklerini belirtti.<br />
Programının çok yoğun olduğunu sözlerine ekleyen Davutoğlu, &#8220;TV dizileri dışında pek çok konuyla ilgilenmek zorunda olduğunu, vaktinin bir sınırı olduğunu&#8221; kaydetti.<br />
AYRILIK DİZİSİ İLE İLGİLİ SORU<br />
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye&#8217;nin barış istikametindeki her adımı destekleyeceğini, barışı riske atacak adımlar karşısında da tutumunu net olarak göstereceğini söyleyerek, &#8220;Gazze&#8217;deki insani trajedi bu şekilde sürerken bizim askeri bir görüntü vermemizi kimse bizden bekleyemez&#8221; dedi.<br />
Davutoğlu, temaslarda bulunmak üzere Bosna Hersek&#8217;e gidişinden önce Esenboğa Havaalanında düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı.<br />
İsrail ile ilişkilerde ardı ardına bazı sorunlar yaşandığının belirtilmesi üzerine Davutoğlu, &#8220;herhangi bir ilişkiye bakıldığı zaman konjonktürel olarak o günlerin perspektifinden bakılmaması gerektiğini, herhangi bir dönemde yaşananları esas alarak o ilişkileri yorumlamamakta yarar olduğunu&#8221; kaydetti.<br />
Geçen yıl tam bu aylarda Türkiye&#8217;nin Suriye ile İsrail arasındaki dolaylı görüşmelerde arabuluculuk yapacak kadar iki tarafın da güvenine sahip, İsrail ile de yoğun ilişkileri olan bir politika yürüttüğünü hatırlatan Davutoğlu, &#8220;O günkü politikalarımız ne kadar doğru ve ilkeli politikalarsa, İsrail&#8217;in politikalarını tenkit ettiğimiz dönemler de aynı istikamette ilkeli politikalardır&#8221; dedi.<br />
Bakan Davutoğlu, daha sonra şunları kaydetti:<br />
&#8220;Türkiye, barış istikametindeki her adımı destekleyecektir, ama barışı riske atacak adımlar karşısında da bu bölgenin en önemli aktörü olarak tutumunu net olarak gösterecektir. Maalesef Gazze saldırıları, başta Türkiye&#8217;nin yürüttüğü İsrail-Suriye görüşmeleri olmak üzere, Orta Doğu&#8217;daki barış çabalarına büyük bir darbe vurmuştur. Dolayısıyla ilişkilere bugünkü basına yansıyan kriz alametlerini esas alarak bakmak doğru değil.&#8221;<br />
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın geçen dönemde yaklaşık 5 saat görüşme yaptığını, arada böyle bir güven ilişkisi bulunduğunu anımsatan Davutoğlu, &#8220;Barış istikametine tekrar dönüldüğünde bu güven ilişkisi aynı ölçüde kurulur ve Türkiye kaldığı yerden bu görüşmeleri sürdürür, başka her türlü barış çabasının da içinde yer alır&#8221; dedi. Davutoğlu, ancak bunun işaretlerinin Türkiye tarafından ve bölgede hissedilebilir olması gerektiğini söyleyerek, gerginlik politikalarına Türkiye&#8217;nin hiçbir zaman prim vermediğini, gereksiz bir gerginliğin içine de girmediğini bildirdi.<br />
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8220;Ama bu kadar hassas bir dönemden geçerken Türkiye&#8217;nin askeri bir görüntü içinde, salt askeri amaçlı olarak; çünkü daha önce arama kurtarma alanında bazı ortak çalışmalar yapıldı İsrail ve Ürdün ile, ama Türkiye bölgede barış çabaları yokken, barış çabaları istediğimiz ölçüde ivme kazanmamışken, askeri görüntülü şeyler içinde olmamaya özen gösterir. Gazze&#8217;deki insani trajedi bu şekilde sürerken bizim askeri bir görüntü vermemizi kimse bizden bekleyemez. Gazze&#8217;deki trajedi duracak, barış çabaları hem Filistin, hem Suriye-İsrail ayağında tekrar hayata geçirilecek ve en önemlisi barış psikolojisi bölgeye hakim olacak. Bizim istediğimiz bu.&#8221;<br />
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI TV DİZİLERİNE DANIŞMA MERCİSİ DEĞİLDİR<br />
TRT&#8217;deki &#8220;Ayrılık&#8221; dizisine İsrail&#8217;in tepki göstermesiyle ilgili olarak da Davutoğlu, her şeyden önce TRT&#8217;nin özerk bir kurum olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:<br />
&#8220;Belli konular geldiğinde TRT özerk kurum olarak görülüyor, belli konular geldiğinde de devletin yayın organı olarak değerlendiriliyor. Bu doğru bir şey değil. TRT özerk bir kurumdur, benim anladığım kadarıyla bu diziyi yapanlar da özel bir şirkettir. TRT, o özel şirketle bu diziyi yapmıştır. Bu tamamen o yayın politikaları içinde değerlendirilecek bir husustur.&#8221;<br />
Davutoğlu, dizinin senaristinin Dışişleri Bakanlığından danışmanlık alındığına ilişkin sözlerinin hatırlatılmasına karşılık da, bu konuyu araştırttığını belirterek, &#8220;Bakanlığımızın resmi danışmanlık gibi bir teması söz konusu değildir&#8221; dedi. Ancak yapımcının verdiği bilgilere göre İsrailli yetkililerden izin alındığını ve İsrailli yetkililerle temaslar kurulduğunu anladıklarını kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Bizim bir danışmanlığımız söz konusu değildir. Herhangi bir başka dizi için de böyle bir şey yapmamız söz konusu değildir. Dışişleri Bakanlığı TV dizilerine danışma mercisi değildir. Bakanlık resmi politikalarını yürütür, özerk kurumlar da kendi yayın çizgilerini takip ederler, biz buna da müdahale etmeyiz. Bunu da açık şekilde söyleyeyim. Türkiye sansüre dayalı bir ülke değil. Ama bu dizinin yayın kalitesi, mesajı gibi konular, bunlar dizi uzmanlarının işi, biz siyasetçiler ya da devlet yetkililerinin görüş beyan etmelerini çok doğru bulmuyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;BİZ ÇOCUKLARI, KADINLARI KORUMAKLA VE ONLARIN GELECEĞİNİ TEHDİT EDEN UNSURLARI ENGELLEMEKLE YÜKÜMLÜYÜZ&#8221;<br />
Davutoğlu, Gazze&#8217;deki durumun düzeltilmesini istemenin &#8220;İsrail karşıtlığı&#8221; olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bunun insani bir durum ve Türkiye&#8217;nin bölge halklarına karşı borcu olduğunu söyleyerek, &#8220;Aynı durum bir Yahudi topluluğu için, İsrail için söz konusu olursa askeri bir saldırı tek bir şehre yönelik olursa ona da tepki veririz&#8221; dedi.<br />
İsrail&#8217;in Ankara Büyükelçisi Gabby Levy&#8217;nin temaslarına ilişkin soru üzerine Davutoğlu, büyükelçilerin hangi ülkeden olursa olsun Türkiye&#8217;nin misafirleri olduğunu ve istedikleri zaman Dışişleri Bakanlığı ile görüşebileceklerini, zaten mevcudiyetlerinin amacının bu olduğunu kaydetti.<br />
&#8220;Kimseye kapımız kapalı değil&#8221; diyen Davutoğlu, bakan olarak kendisiyle görüşmenin ise ayrı olduğunu, çok yoğunluk bulunduğunu, Ankara&#8217;ya gece geç saatlerde döndüğünü belirtti. Davutoğlu, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Bu yoğunluk içinde her şeyle ilgilenmek zorundayım. TV dizileri dışında, Bosna Hersek&#8217;ten Irak&#8217;a, Irak&#8217;tan Kafkaslara kadar Türkiye&#8217;nin gündemi yoğundur. Bu tarz şeylere ayıracak vaktimizin belli bir sınırı var.&#8221;<br />
Davutoğlu, Gazze&#8217;deki saldırıların yıllardır sürdüğünün ancak Türkiye&#8217;nin İsrail politikasının son bir yıldır değiştiğinin belirtilmesi üzerine de (Gazze saldırıları yıllardır var) denilemeyeceğini, çünkü onların noktasal, operasyonel olduklarını, Gazze&#8217;de geçen yıl yaşananların bu yoğunluktaki bir şehre yapılabilecek en kapsamlı askeri saldırılar olduğunu bildirdi. Davutoğlu, bunun yakın dönemde örneğine az rastlanır ve yaralananların da çoğunun kadın ve sivil olduğunu söyleyerek, &#8220;Bunları olmamış kabul edemeyiz&#8221; diye konuştu.<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kendisinin dolaylı görüşmelere başlayabilmek için yıllardır gizli diplomasi ile büyük bir emek verdiğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:<br />
&#8220;Bu emek niçin verildi? İsrail karşıtlığı olsaydı Türkiye&#8217;de, bu emek verilir miydi? Bu emeği biz verdik ve inşa ettiğimiz bir barış çabası tek bir hamleyle berhava edildi. Buna sadece Türkiye değil hangi ülke olsa o da kayıtsız kalmaz. Yani bunu bir kriz sebebi olarak görmemek lazım. Bu bizim bölge halklarına karşı olan borcumuzdur. Aynı durum bir Yahudi topluluğu için, İsrail için söz konusu olursa askeri bir saldırı tek bir şehre yönelik olursa ona da tepki veririz. Biz çocukları, kadınları korumakla ve onların geleceğini tehdit eden unsurları engellemekle yükümlüyüz. Bölgemizde savaş, askeri gerginlik istemiyoruz.&#8221;<br />
-&#8221;TÜRKİYE&#8217;NİN ASKERİ GÜCÜ YOK MUYDU (IRAK&#8217;A) ÇOK KAPSAMLI OPERASYONLAR İÇİN? YAPMADIK, YAPMAYACAĞIZ. KİMSE BUNU DA BİR KIYAS OLARAK TÜRKİYE&#8217;NİN ÖNÜNE KOYMAMALI&#8221;<br />
Bakan Davutoğlu, Irak&#8217;la dün imzalanan 48 belgeyi hatırlatarak, bunun başka ülkeler için on yıllar alabileceğini ama 2 yıl önce Irak&#8217;tan Türkiye&#8217;ye terör saldırıları olduğu zaman bazı senaryoların ortaya çıkartıldığını belirtti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8220;Türkiye&#8217;nin askeri gücü yok muydu çok kapsamlı operasyonlar için? Yapmadık, yapmayacağız. Kimse bunu da bir kıyas olarak Türkiye&#8217;nin önüne koymamalı. Türkiye teröre karşı mücadele yürütürken de sivil halkla ve barışçıl yöntemlerle komşu ülkelerle ilişkilerini geliştiren bir model uyguluyor. Bugün biz Irak&#8217;la her şeyi paylaşıyoruz.&#8221;<br />
Davutoğlu, barış perspektifinin bölgedeki herkes tarafından benimsenmesi gerektiğini de ifade ederek, 8 aydır Gazze&#8217;den İsrail&#8217;e tek bir roket atılmadığı halde Gazze&#8217;deki çocukların gidecek okulları, yatacak evleri bulunmadığını kaydetti.<br />
&#8220;Türkiye ölçeğindeki bir ülke buna sessiz kalabilir mi&#8221; diyen Davutoğlu, her sabah çocuğunu okula gönderirken bu suçluluk duygusunu hissettiğini dile getirdi. Davutoğlu, &#8220;Bir an önce Gazze&#8217;deki bu durum düzeltilmeli, bunu istemek İsrail karşıtlığı değildir, bunu istemek insani bir durumdur. Bunun doğru anlaşılması lazım&#8221; dedi.<br />
Haber 7</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/16/turkiyeden-ysraile-bir-dyzy-rest-daha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakan&#8217;dan Hasankeyf tepkisi</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/16/bathbakandan-hasankeyf-tepkisi/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/16/bathbakandan-hasankeyf-tepkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 12:44:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/16/bathbakandan-hasankeyf-tepkisi/</guid>
		<description><![CDATA[
Başbakan Erdoğan Türk Müteahhitler Birliğinin düzenlediği ödül töreninde &#8220;DOP, KOP ve GAP&#8217;ın ardından Türkiye&#8217;nin kaderi değişecek&#8221; dedi. Erdoğan Hasankeyf&#8217;e karşı çıkan sanatçılara da tepki gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletle terör örgütü arasında duvar örmek, ilişkiyi koparmak, terör örgütünü yalnızlığa itmek gerektiğini bildirerek, &#8221;Dağa çıkışı engellemek, dağdan inişi hızlandırmak durumundayız&#8221; dedi.
Başbakan Erdoğan, Swiss Otel&#8217;de düzenlenen &#8221;Başarılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="Başbakan'dan Hasankeyf tepkisi" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/469320090923115034676.jpg" alt="Başbakan'dan Hasankeyf tepkisi" width="150" height="150" /><br />
Başbakan Erdoğan Türk Müteahhitler Birliğinin düzenlediği ödül töreninde &#8220;DOP, KOP ve GAP&#8217;ın ardından Türkiye&#8217;nin kaderi değişecek&#8221; dedi. Erdoğan Hasankeyf&#8217;e karşı çıkan sanatçılara da tepki gösterdi.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletle terör örgütü arasında duvar örmek, ilişkiyi koparmak, terör örgütünü yalnızlığa itmek gerektiğini bildirerek, &#8221;Dağa çıkışı engellemek, dağdan inişi hızlandırmak durumundayız&#8221; dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, Swiss Otel&#8217;de düzenlenen &#8221;Başarılı Türk Müteahhitlerine Ödül Töreni&#8221;nde bir konuşma yaptı.<br />
Konuşmasında, terör nedeniyle kaybedilenlerin çok açık ve net bir şekilde ortada olduğunu ifade eden Erdoğan, &#8221;Neleri kaybetmedik hem madden hem manen&#8221; dedi.<br />
Erdoğan, 2013 yılında GAP, DAP ve KOP&#8217;un tamamlanmasının, projelerin kapsadığı iller ve bölgeler kadar tüm Türkiye için de yeni bir sayfa açacağını belirterek, şunları söyledi:<br />
&#8221;Son 30 yıldır terörle etkin bir mücadele edildi. Ancak salt terörle mücadelenin, sorunları çözmediği, çözemediği de görüldü. Aynı şekilde paketler açıldı, bölgenin ekonomik olarak desteklenmesinin, terörün zeminini yok edeceği hedefiyle girişimler yapıldı. Ancak bunlar da sonuna kadar götürülemedi ya da sonuç alınamadı. Biz şu anda çok daha kapsamlı bir şekilde meseleye yaklaşıyoruz. Terörle mücadeleye de devam edeceğiz. Bu işin psikolojik boyutu var, sosyolojik boyutu var.&#8221;</p>
<p>&#8221;IRAK&#8217;TA 1 MİLYONUN ÜZERİNDE DUL KADIN&#8230;&#8221;<br />
Başbakan Erdoğan, Irak ziyaretinde Irak Başbakanı Nuri El Maliki&#8217;den bazı bilgiler aldığını belirterek, &#8221;Şu son 7 yıl içerisinde Irak&#8217;ta dul kalan kadın sayısı, bana Sayın Başbakan&#8217;ın verdiği rakam 1 milyonunu üzerinde&#8230;Bunun meydana getirdiği sosyolojik yıkımı düşünebiliyor musunuz? Peki buna karşı verilebilecek bir mücadeleyi düşünebiliyor musunuz? Bu sosyolojik sorun nasıl tedavi edilebilecek? Uzaktan seyredildiği zaman işler kolay geliyor&#8221; diye konuştu.<br />
&#8221;Biz şu anda hamdolsun bunları yaşamıyoruz ama buna benzer az da olsa yıkımları ülkemizde biz de yaşıyoruz&#8221; diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;Bizim bunları yaşatmamamız lazım. Sorumluluk mevkiinde olan insanlar olarak biz bu sorumluluğu hissederek bu işin üzerine gitmek istiyoruz. Onun için, işin psikolojik boyutu var, sosyolojik boyutu var, olayın güvenlik boyutu var, diplomatik boyutu var, ekonomik boyutu var. Tüm bunların üzerine ısrarla giderek bu işi çözmek zorundayız. Dağa çıkışı engellemek, dağdan inişi hızlandırmak durumundayız. Yani milletle terör örgütü arasında bir duvar örmek durumundayız. O ilişkiyi koparmak durumundayız. Yalnızlığa itmek durumundayız. Ve orada herhangi bir eyleme, olaya karışmamış olanların inanıyorum ki anasının, babasının yanına dönmesi birçok şu anda ıstırap içinde olanları da o ıstıraptan kurtaracaktır ve bu süreci çok daha kolaylaştıracaktır.<br />
Ama maalesef hep söylüyorum terörün bir piyasasının oluştuğunu görüyorum. Terör örgütü kendisine militan bulmak, sempatizan bulmak için bölgeye yapılan her türlü yatırımı hizmeti sabote etmenin mücadelesini veriyor. Bölge ne kadar yoksun kalırsa ne kadar mahrumiyet içinde olursa kendisinin o kadar ayakta kalabileceğini, hayatta kalabileceğini hesap ediyor.&#8221;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8221;Terör örgütü, &#8216;kültürel eserlere, Hasankeyf&#8217;e el dokundurtmayız&#8217; savıyla karşımıza çıktı. Aslında dert başka. Çünkü orada böyle bir barajın (Ilısu Barajı) yapılmasının onların pazarını bozacağı ortada&#8221; dedi.<br />
Zaman zaman sanatçıların da işin aslını, ne yapılacağını araştırmadan, bilmeden oraya gittiklerini görünce üzüldüklerini belirten Erdoğan, &#8221;Ben inanıyorum ki bu proje bittiği zaman sanatçılarımız gelecekler, o zaman Hasankeyf halkıyla birlikte bunun mutluluğunu ilan edecekler, burada yaşayacaklar&#8221; diye konuştu.<br />
Başbakan Erdoğan, Swissotel&#8217;de düzenlenen &#8221;Başarılı Müteahhitlere Ödül Töreni&#8221;nde yaptığı konuşmada, Türkiye&#8217;nin G-20 toplantılarına katılarak orada olumlu eleştiri ve görüşlerini dile getirdiğini belirtti. Türkiye&#8217;nin dünyadaki görünümünü olumlu yönde değiştirirken eş zamanlı olarak güvenli bir yatırım üssü haline geldiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;Bakınız biz çetelerle, mafyayla, hukuk dışı örgütlenmelerle hiç tavizsiz mücadele ederken, sadece demokrasi için, sadece milli egemenlik için, sadece istikrar ve huzur için, hukukun üstünlüğü için değil, aynı zamanda bu ülkeyi büyütmek, bu milletin ekmeğini çoğaltmak için bunu yapıyoruz. Demokrasinin üzerinde gölge varsa, ekonominin üzerinde de gölge vardır. Bunu anlamak, bunun gereğini yerine getirmek zorundayız ki yaptığımız da budur. Demokrasinin, hukukun daha fazla gelişmesi, istikrarın daha güçlü hale gelmesi demektir.<br />
Son zamanlarda çalışmalarına başladığımız &#8216;milli birlik&#8217; sürecini mutlaka ve mutlaka bu zaviyeden ele almak durumundayız. Daha önce de ifade ettim, Türkiye son 7 yılda bizim iktidarımız döneminde gerçekleştirilen reformları bundan 20 yıl, 30 yıl, 40 yıl önce gerçekleştirmiş olsaydı, soruyorum arkadaşlar bugün nerede olurdu? Demokratik açılımlar bugün değil de bundan 20-30 yıl önce gerçekleşseydi, Türkiye&#8217;nin ekonomisi bugün nerede olurdu? Doğu ve Güneydoğu&#8217;da sorunlar erken tespit edilse ve çözüm aransaydı, Alevi vatandaşlarımızla, azınlıklarla, işsizlikle ilgili, ekonominin ihtiyaç duyduğu yapısal reformlarla ilgili gerekli adımlar zamanında atılsaydı, göstergelerimiz bugün nerede olurdu?&#8221;<br />
Gelecek nesillerin artık bu soruları kendisine sormamasını istediklerini dile getiren Erdoğan, &#8221;Türkiye&#8217;nin kaynakları, Türkiye&#8217;nin enerjisi, Türkiye&#8217;nin birikimleri artık heba olup gitmesin. Türkiye&#8217;nin imarına, şehirlerimizin imarına, yeni iş imkanlarına, yatırımlara harcansın istiyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
Başlattıkları milli birlik sürecinin Türkiye açısından son derece olumlu sonuçlarının olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Kardeşliğimiz pekişecek, akan gözyaşlarının dinmesi, akan kanın durması açısından olumlu sonuçları olacak. Huzurun, refahın, istikrarın daha da sağlamlaşması açısından bu sürecin olumlu sonuçları olacak ama tüm bunlarla birlikte bu sürecin ekonomik yansımaları da olacak. Hem bölge hem de ülkemizin geneli için ben inanıyorum ki yeni bir kalkınma atılımı başlayacak. Burada kaybettiklerimiz, terör sebebiyle kaybettiklerimiz çok açık ve net ortadadır.&#8221;<br />
ILISU BARAJI</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Ilısu Barajı&#8217;ndan da söz ederek, dünyanın artık geçmiş 50 yılın, 100 yılın dünyası olmadığını söyledi.<br />
&#8221;Şimdi biz Ilısu Barajı&#8217;nı yapıyoruz? Niye? Eskiden şu söylenirdi: &#8216;Su akar, Türk bakar&#8217;&#8230; Bu kadar su kaynaklarımız var, akıp gidiyor, seyrediyoruz. Dedik ki &#8216;Biz bunu tersine çevirelim. Ne olsun? Su akar Türk yapar&#8221; diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Bunun için de Ilısu Barajı ile ilgili adımlar atıldı. Geldik ki hiçbir şey yok ortada. &#8216;Bu süreci hızlandırmamız lazım&#8217; dedik ve hızlandırıldı. Tamam, barajın olduğu bölgede tarihi eserler var, hepsine katılıyoruz ama artık tarihi eserlerin nakli denilen bir olay da var. Yani bunları azami ölçüde, azami oranda oradan farklı bir yere taşıma imkanı da var. Karşımızda ilk etapta terör örgütünü bulduk. Terör örgütü, &#8216;kültürel eserlere, Hasankeyf&#8217;e el dokundurtmayız&#8217; savıyla karşımıza çıktı. Aslında dert başka. Çünkü orada böyle bir barajın yapılmasının onların pazarını bozacağı ortada ama tabii Türkiye&#8217;ye kazandıracağı çok şey var ve ortada da öyle muhteşem bir proje var ki bu projeyle hem Hasankeyf&#8217;i taşıyoruz hem de ilçeyi çok modern bir şekilde yine farklı bir yerde inşa ediyoruz. Bir de öbür taraftan Ilısu Barajı&#8217;nı yapıyoruz.<br />
Şimdi böyle muhteşem bir proje, farklı bir yatırım ve bunun karşısına dikilenler, malum önce dediğim gibi maalesef terör örgütü fakat zaman zaman da artık işin aslını, ne yapılacağını araştırmadan, bilmeden sanatçılarımızın da oraya gittiğini görünce üzülüyoruz. Halbuki araştırsalar, sorsalar, ne var, ne oluyor, bunun süreci, takvimi nedir, hakikaten burada bunlar suların altında kalacak mı, böyle bir şey var mı sorsalar inanıyorum ki böyle bir yanlışın içinde onlar da olmayacak. Ben yine inanıyorum ki bu proje bittiği zaman sanatçılarımız gelecekler, o zaman Hasankeyf halkıyla birlikte bunun mutluluğunu ilan edecekler, burada yaşayacaklar. Buna da inanıyorum. O günleri de göreceğiz ve biz bu adımı atarken ülkemizin bu ihmal edilmiş, geri kalmış bölgelerini abad etmek, ihya etmek için bu adımları atıyoruz. Burada şu anda yüzlerce, binlerce işsiz insan ekmek, aş buluyor. Bu inşaat 7-8 yıl sürecek ve o çevredeki kurulacak olan yeni yapılanmayla, şehirleşmeyle farklı bir durum, güzellik, eser, bir değişim, dönüşüm ortaya çıkacak. Bunları özellikle yaşamanın, ön yargılarla, ön kabullerle değil, bilerek, anlayarak karşısında olmanın inanıyorum ki işimizi çok daha kolaylaştıracağı ortadadır.&#8221;<br />
 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD&#8217;nin, üç terörist başının, uyuşturucu olaylarının içerisinde olduklarını tespit edip Amerika&#8217;daki mal varlıklarını dondurduğunu belirterek, &#8221;Avrupa&#8217;da bunun çok daha fazlası var, Avrupalı liderlere bunu defaatle söylememize rağmen, Avrupalı liderler hala bu işe duyarsız&#8221; dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, &#8221;Çok daha fazlası var, hem teröre karşı olduklarını söylerler, teröre karşı ortak mücadele derler, ilan etmelerine rağmen de bu işin üzerine söylememize rağmen, isim vermemize, belge vermemize rağmen gitmezler. Hatta kırmızı bültenle arananları bile kendi ülkelerinde barındırırlar. Bu kadar açık söylüyorum, ülkemden kaçıp gidenleri de barındırırlar, onlara ikamet de verirler. Nerede kaldı demokrasinin gerçekten özgürlüklerden yana olma  anlayışı?&#8221; diye konuştu.<br />
Erdoğan, Swissotel&#8217;de düzenlenen &#8221;Başarılı Türk Müteahhitlerine Ödül Töreni&#8221;nde yaptığı konuşmada, Ilısu Barajı inşaatı sayesinde yüzlerce, binlerce işsizin ekmek ve aş bulduğunu belirtti. Erdoğan, &#8221;Bu inşaat 7-8 yıl sürecek ve o çevrede kurulacak olan yeni yapılaşmayla farklı bir güzellik, durum ortaya çıkacak. Bunları özellikle yaşamanın, ön yargılarla ön kabullerle değil, bilerek anlayarak, karşısında olmanın inanıyorum ki işimizi çok daha kolaylaştıracağı ortadadır&#8221; ifadesini dile getirdi.<br />
Başbakan Erdoğan, terör örgütünün, Türkiye&#8217;nin milli birlik sürecini yaralamak, baltalamak, sarf ettikleri sözlerle ve yaptıklarıyla bunları engellemek isteyenlerin bu piyasadan artık çıkar sağlayamayacaklarını gördüklerini söyledi. ABD&#8217;nin, üç terörist başının, uyuşturucu olaylarının içerisinde olduklarını tespit ederek, Amerika&#8217;daki mal varlıklarını dondurduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Bakın bunlar önemli gelişmeler ama ben size şunu da söyleyeyim: Avrupa&#8217;da bunun çok daha fazlası var. Avrupalı liderlere bunu defaatle söylememize rağmen, Avrupalı liderler hala bu işe duyarsız. Çok daha fazlası var. Hem teröre karşı olduklarını söylerler, &#8216;teröre karşı ortak mücadele&#8217; derler, terör örgütü olarak da ilan ederler, ilan etmelerine rağmen de bu işin üzerine, söylememize rağmen, isim vermemize, belge vermemize rağmen gitmezler. Hatta kırmızı bültenle arananları bile kendi ülkelerinde barındırırlar. Bu kadar açık söylüyorum: Ülkemden kaçıp gidenleri de barındırırlar, onlara ikamet de verirler. Nerede kaldı demokrasinin, gerçekten özgürlüklerden yana olma anlayışı?<br />
Biz bu noktada ülkesinde dışarı çıkma yasağı olduğu halde ülkesinde birçok yolsuzluklara ulaştığı için yargılanma süreci devam edenlerle ilgili verilmiş bu kararlar varken, bu karara rağmen kalkıp da eğer bir Avrupa ülkesi böyle bir şeye yol açıyorsa, bunu ne biz affederiz, ne tarih affeder. Kendileriyle bunları konuştuk, konuşmaya da devam ediyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz. Burada bir kez daha altını çiziyorum.&#8221;<br />
&#8221;YURT DIŞINDAN OLUMLU TEPKİLER ALIYORUZ&#8221;<br />
Türkiye&#8217;nin şüphesiz ki bu sorunlarla ilelebet yaşayamayacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Başta terör sorunu, azınlıklar sorunu, etnik unsurların sorunları var. Aynı şekilde işte Ermenistan&#8217;la attığımız bir adım var. Bu da bizim için çok önemli sorun. Yani sorun alanlarını minimize etmeye mecburuz. Çok daha açık net söylüyorum: Sorun alanlarını minimize etmeye mecburuz. Türkiye çözümsüzlükle güçlü şekilde yoluna devam edemez. Türkiye enerjisini, kaynaklarını artık daha fazla bu sorunlara aktaramaz. Kararlı bir şekilde, cesur bir şekilde sorunların üzerine gideceğiz. Türkiye&#8217;ye ayak bağı olan bu meseleleri bir daha açılmamak üzere tarihin inşallah tozlu raflarına hep birlikte göndereceğiz. Bu noktada toplumun her kesiminden son derece güzel, olumlu tepkiler aldık, almaya da devam edeceğiz. Aynı şekilde yurt dışından olumlu tepkiler alıyoruz. Avrupa Komisyonu İlerleme Raporu bizim çabalarımızı teyit ediyor. Irak&#8217;ta yaptığımız temaslarda, bu çabalarımızın ilgiyle ve umutla izlendiğini müşahede ettik. Çünkü onların da canı yanmış. Damdan düştükleri için konuyu biliyorlar ve onun için takdir ediyoruz, tebrik ediyoruz.&#8221;<br />
Erdoğan, iş adamlarına da sÖyle seslendi:<br />
&#8221;Ben iş adamlarımızdan daha fazla destek bekliyorum. Sürecin ekonomik boyutu üzerinde düşünmelerini, milli birlik sürecinin ekonomik yansımalarını değerlendirmelerini ve bize yol göstermelerini bilhassa rica ediyorum. Bakınız benim bir müteahhidimin iş makineleri orada yakıldığı zaman benim yüreğim o anda aynen o şekilde yanıyor. Ya, ne yaptı sana bu iş makinesi? İş makinesini niye yatarsın. Ne yaptı sana ya? Sen yokluk, yoksulluk, geri kalmışlık, bundan dertli değil misin? İşte iş makineleri bu bölgenin yolu olmayanına yol yapıyor. Bu müteahhit de burada bu hizmeti yapıyor. Sen gidip orada bu makineleri yakıyorsun, bunun izahı var mı? Ama insanlık meselesi, insani düşünme meselesi başka bir şey. İnşallah Türkiye yeni yılda, çok farklı bir konuma, seviyelere gelecektir. İnanıyorum ki sorunları geride bıraktıkça, Türkiye çok daha iyi seviyeleri yakalayacaktır. Bu başarı da hiç kuşkusuz sizlerin değerli müteahhitlerimizin Türkiye&#8217;nin yeniden inşasında kentlerimizin değişim, dönüşümünde çok büyük faydaları oldu. Aynı zamanda Türkiye&#8217;nin dünyaya bakışını sunmada, göstermede çok büyük etkileriniz oldu. Katkılarınızın artarak devamını diliyorum.&#8221;<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8221;Türkiye&#8217;yi dünya ekonomileri arasında 26&#8242;ncı sıradan aldık 17&#8242;nci sıraya yükseldi. Fevkalade bir hal olmazsa bu yıl sonu itibarıyla bir basamak daha çıkıyoruz, 16&#8242;ncı sıraya yükseleceğiz&#8221; dedi.<br />
Başbakan Erdoğan, Swissotel&#8217;de düzenlenen &#8221;Başarılı Türk Müteahhitlere Ödül Töreni&#8221;nde yaptığı konuşmada, sektörün önemli uluslararası dergilerinden biri tarafından hazırlanan &#8221;dünyanın en büyük müteahhitleri&#8221; listesine, Türkiye&#8217;nin 31 firmayla Çin&#8217;den sonra ikinci sırada girmesinin göğüslerini kabarttığını söyledi.<br />
 Erdoğan, iktidarları boyunca 5 kıtada 80&#8242;e yakın ülkeye resmi ziyarette bulunduğunu anımsatarak, &#8221;İstisnasız gittiğim her ülkede Türk iş adamlarımızla, yatırımcılarımızla karşılaştım. Bunun da ötesinde görüştüğüm devlet başkanları, başbakanlar, üst düzey yetkililer bana Türk iş adamlarının başarılarını ilettiler&#8221; dedi.<br />
Erdoğan, gittikleri her ülkede iş adamlarının yatırımlarını, müteahhitlerin inşa ettikleri barajları, yolları, havaalanlarını görme fırsatı bulduklarını belirterek, Irak&#8217;ta Basra&#8217;dan Kerkük&#8217;e, Bağdat&#8217;tan Erbil&#8217;e kadar neredeyse her yerde Türk müteahhitlerin bulunduğunu söyledi.<br />
Erdoğan, &#8221;Şurası son derce önemli, siyasetçiler, devlet adamları ülkesindeki iş adamlarının sivil toplum örgütlerinin, bilim adamlarının, sanatçıların, düşünürlerin topyekun milletin önünde bir engel olmamalıdır. Ön açan, katkı veren, motive eden olmalıdır. İktidar yol açar. Yoldaki engelleri temizleyecek, bir aksama varsa bir tıkanıklık varsa bunları ortadan kaldıracak. Siyasetçi ülkenin itibarını yükseltecek, gücünü ağırlığını arttıracak, varsa problemlere çözüm yolları arayacak&#8221; diye konuştu.<br />
Erdoğan, 7 yıl boyunca dış politikada attıkları her adımı eleştirenler olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:<br />
&#8221;Komşularımızla tesis ettiğimiz iyi ilişkileri, sorunların çözümü yönünde attığımız adımları barışa yönelik girişimlerimizi maalesef kıyasıya eleştirenler çıktı. Üzülerek ifade etmek durumundayım, yurt dışı temaslarımızı küçük hesaplarla değerlendirenler, kıyasıya eleştirenler başbakan olarak çok gezdiğimizi söyleyenler oldu. İşte beraberimde olan müteahhit arkadaşlarımız nasıl gezdiğimizi çok yakından görüyor ve tespit ediyorlar. Nasıl orada bir faaliyet içerisinde olduğumuzu yakından görüyor ve tespit ediyor. Benim iş adamım hangi ülkeye gidiyorsa hangi ülkede yatırım yapıyorsa benim de gidip o ülkede temas kurmam, diplomatik ilişkileri güçlendirmem orada iş adamlarım için sağlıklı yatırım zemini oluşturmak için gayret etmem gerekiyor. Bir ülkede benim vatandaşım varsa soydaşım varsa benim oraya gitmem, onlarını meselelerini en üst seviyede takip etmem, çözmeye çalışmam gerekir. Bundan daha tabii bir şey olabilir mi?&#8221;<br />
KOMŞU ÜLKELERE YAPILAN İHRACAT<br />
Başbakan Erdoğan, komşu ülkelere yapılan ihracata ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:<br />
&#8221;Şu rakamlara özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bizim Yunanistan&#8217;a ihracatımız 2002&#8242;de 590 milyon dolar, 2008 sonunda 5 kata yakın tam 2 milyar 429 milyon dolar. Bulgaristan&#8217;a ihracatımız 2002&#8242;de 380 milyon dolardı, yine yaklaşık 5 kat arttı 2 milyar 151 milyon dolar oldu. Romanya&#8217;ya 2002&#8242;deki ihracatımız 566 milyon dolardı, 2008 sonunda ulaştığımız rakam yaklaşık 4 milyar dolar. Rusya&#8217;ya ihracatımız 2002&#8242;de 1 milyar 272 milyon dolardı, 6 milyar 483 milyon dolara çıktı. İran 334 milyon dolardan 2 milyar dolara, Gürcistan 103 milyon dolardan 997 milyon dolara, Suriye 266 milyon dolardan 1 milyar 115 milyon dolara çıktı. Irak&#8217;a toplam ihracatımız 829 milyon dolardan 2008 sonu itibarıyla 4 milyar dolara ulaştı. Komşularla ihracatımız 2002&#8242;den 2008 sonuna kadar 5-6 kat, bazı durumlarda 10 kat arttı. Bu seviyeleri yakalamanın kimlerle mümkün olduğu ortada, bu tablonun oluşmasında hükümet olarak, ihracatçılarımız olarak eğer bu el ele bu dayanışma olmasaydı buralara gelmemiz mümkün değildi.&#8221;<br />
&#8221;KAZANAN TOPYEKUN TÜRKİYE&#8221;<br />
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
 &#8221;Dünyada kriz ne olursa olsun, bunu başından itibaren söyledim, &#8216;en az zararla biz atlatacağız&#8217; ve biz atlatıyoruz, kim ne derse desin. Ve sizlerin sayesinde yurt dışı müteahhit hizmetlerindeki tablo da son derece çarpıcı. 2002 yılında firmalarımızın yurt dışında yüklendikleri iş miktarı, 1.7 milyar dolardı. 2008 yılında bu rakam 14 kat artışla 23.6 milyar dolara yükseldi. Korkunç, muhteşem bir olay. Türkiye dış politikada aktif oldukça ekonomide kazandı. Ekonomide kazandıkça dış politikada daha fazla ağırlık elde etti. Geçmişte bu denklemi kuramayanlar Türkiye&#8217;nin her alandaki göstergelerini aldıkları yerden daha da geriye götürdüler. Biz bu denklemi kurduk, bu vizyonu oluşturduk. Ülkemize milletimize bir ufuk çizdik. 7 yıl boyunca da hedeflerimizin arkasında sapasağlam durduk. Kazanan sadece A şahsı B şahsı değil, A şirketi B şirketi değil, topyekun Türkiye.&#8221;<br />
BUZDOLABI VE OTOMOBİL SATIŞLARI<br />
Başbakan Erdoğan, &#8221;Türkiye&#8217;yi dünya ekonomileri arasında 26&#8242;ncı sıradan aldık 17&#8242;nci sıraya yükseldi. Fevkalade bir hal olmazsa bu yıl sonu itibarıyla bir basamak daha çıkıyoruz. 16&#8242;ncı sıraya yükseleceğiz. Şu andaki gelişmeler onu gösteriyor. Sokaktaki vatandaşın bu değişimden, bu dönüşümden istifade etmediğini söylemek de çok ağır bir haksızlık olur&#8221; dedi. Başbakan Erdoğan, buna örnek olarak iktidara geldiklerindeki buzdolabı ve otomobil satışlarıyla 2008 yılındaki satışlar arasındaki farkı gösterdi.<br />
&#8221;Ekonomiyi dış politikadan, dış politikayı ekonomiden bağımsız düşünemeyiz. Aynı şekilde demokratikleşmeyi ekonomiden, dış politikayı demokratikleşmeden bağımsız düşünemezsiniz. Bunları birbiriyle ilgisizmiş gibi değerlendiremezsiniz&#8221; diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:<br />
&#8221;Türkiye bugün AB ile katılım müzakerelerini yürüten bir ülkeyse müzakereler çerçevesinde reformlarını kararlılıkla yapan bir ülkeyse bundan ekonomi de büyük kazanç elde edecektir. BM Güvenlik Konseyi&#8217;ndeki geçici üyeliği sadece dış politikamızın değil aynı zamanda ekonomimizin de olumlu etkilenmesine yol açıyor. Aynı zamanda ekonomimizin de her açıdan olumlu etkilenmesine zemin hazırlıyor.&#8221;</p>
<p>aa</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/16/bathbakandan-hasankeyf-tepkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruz</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/16/baykal-theffaf-goruthme-istiyoruz/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/16/baykal-theffaf-goruthme-istiyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 12:44:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruz hakkinda bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruzhaberi]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruzmanseti]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruzolayi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/16/baykal-theffaf-goruthme-istiyoruz/</guid>
		<description><![CDATA[
Cumhuriyt Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, Demokratik Açılım sürecinde Kameralı Görüşme tartışmaları ile soruları cevapladı. &#8216;Şeffaf görüşme istiyoruz&#8217; diyen Baykal şunları söyledi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın demokratik açılım konusundaki görüşme talebine ilişkin &#8221;O, işini, sisli, dumanlı, kapalı kapılar ardında götürme tercihi içinde. Buna bizim katkı vermemiz mümkün değil&#8221; dedi.
Baykal, Edirne&#8217;nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruz" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/585020091016115043546.jpg" alt="Baykal: Şeffaf görüşme istiyoruz" width="150" height="150" /><br />
Cumhuriyt Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, Demokratik Açılım sürecinde Kameralı Görüşme tartışmaları ile soruları cevapladı. &#8216;Şeffaf görüşme istiyoruz&#8217; diyen Baykal şunları söyledi.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın demokratik açılım konusundaki görüşme talebine ilişkin &#8221;O, işini, sisli, dumanlı, kapalı kapılar ardında götürme tercihi içinde. Buna bizim katkı vermemiz mümkün değil&#8221; dedi.<br />
Baykal, Edirne&#8217;nin Keşan ilçesine hareketinden önce Esenboğa Havalimanı&#8217;nda  gazetecilerin sorularını yanıtladı.<br />
Başbakan Erdoğan&#8217;ın Irak&#8217;tan dönerken yaptığı açıklamada, &#8221;kamera ile görüşmeyi kabul etmeyeceğini ve şartlarda anlaşma olursa gelecek hafta görüşebileceklerini&#8221; söylediğinin hatırlatılması üzerine, Baykal Erdoğan&#8217;ın kendisinden randevu istediğini hatırlattı.<br />
Kendisinin de konuyu nasıl konuşabileceklerini söyleyerek buluşmaya hazır olduğunu ifade ettiğini anlatan Baykal, ancak Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8221;konuyu zamanı geldiğinde halkın, toplumun öğrenebileceği bir görüşme olarak gerçekleştirmekten kaçınma kararı aldığını ve bunun onun takdiri olduğunu&#8221; söyledi.<br />
&#8221;Bu görüşmenin kapalı kapılar arkasında, toplumdan, milletten, halktan kaçırılan bir konuşma olarak gerçekleştirilmesi konusundaki Başbakan&#8217;ın ısrarını anlamak, kabul etmek benim için mümkün değildir&#8221; diyen Baykal, Erdoğan&#8217;a gönderdiği cevabi mektupta, açılım politikasıyla ilgili tespit, eleştiri ve uyarılarını kapsamlı bir şekilde sunduklarına işaret etti. Baykal, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Bu düşünceleri Başbakan herhangi bir şekilde cevaplamış değildir. Bu konularda her hangi bir değerlendirme yaptığına tanık olmadık. Bizimle yapacağı görüşmeler elbette bu konuları karşılıklı konuşmamız gerekirdi ama bunu kendi aramızda özel bir konuşma olarak tutmaya hakkımız yoktur. Çünkü milletin bu tartışmayı dinleme ve öğrenme hakkı vardır. Bu herkesi çok yakından ilgilendiren büyük bir konudur. Gerçeğin ne olduğunu Sayın Başbakan&#8217;ın, benim düşüncelerimi dinleyerek, halk değerlendirebilmelidir. Şimdi Sayın Başbakan&#8217;ın böyle bir konuşmadan kaçınma kararını aldığını görüyorum, takdir kendisinindir. Biz düşüncelerimizi ifade ettik, ifade etmeye devam edeceğiz. Başbakan düşüncelerini benimle müzakere etmeye ve şeffaf bir ortamda müzakere etmeye, halkın öğrenebileceği şekilde bu tartışmayı benimle gerçekleştirmeye razı olduğu an bu görüşmeyi kendisiyle yaparız. Ama anlaşılıyor ki henüz Başbakan bu aşamada değildir. Bu işi kapalı kapılar arkasında götürme eğilimdedir. Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Şimdi Başbakan bizimle görüşmekten kaçınmıştır ama aslında sormak gerekir, Başbakan bizimle görüşmekten im kaçınmıştır, yoksa düşüncelerini halkın öğrenmesi durumundan mı uzak durmak istemiştir, bizim halk adına yapacağımız sorgulamayı cevaplamaktan mı kaçınmıştır, bu gerçeğin halkın bilgisine yansımasından mı kaçınmıştır? Bunun takdirini milletimize bırakıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8221;ÇOK YANLIŞ YAPIYOR&#8221;<br />
Baykal, bir gazetecinin &#8221;Sayın Başbakan devlet sırrı niteliği taşıyan bilgileri sizinle paylaşmak istediğini belirtirse tavrınız ne olacak? Çünkü önümüzdeki hafta MGK toplantısı var. MGK sonrasına ilişkin bir randevu talebi gelirse yanıtınız ne olacak?&#8221; sorusu üzerine, Başbakan&#8217;ın yazdığı mektupta görüşme amacını, &#8221;Kürt açılımı&#8221; politikasının bugün geldiği aşama hakkında bilgi vermek ve bu konuda kendilerinden düşünce ve önerilerini almak olarak belirttiğini söyledi.<br />
&#8221;(Size gizli bilgiler vereceğim, devletin bu konudaki bilgilerini sizinle paylaşacağım) diye randevu istemedi. Randevuyu niye istediği ortada&#8221; diyen Baykal, Başbakan ile açılımı tartışmak istediklerini belirtti. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
&#8221;O bir açılım politikası götürüyor. Çok yanlış yapıyor. Türkiye&#8217;yi etnik ayrışmaya sürüklüyor. Bu konudaki tespitlerimiz, gözlemlerimiz ortada, bunları anlatıyoruz. Bunu bizimle müzakere etmek isterse bu düşündüğümüz çerçeve içinde gerçekleşir. (Ben sizinle açılım politikasını konuşmak istemiyorum. Bazı önemli devlet bilgilerini size iletmek istiyorum) diyorsa, onun şartları ayrıdır. Onu o şekilde düşünürüz ama bu o değildir. Bunu oraya döndürmeye çalışmak kurtarmaya yetmez. Başbakan&#8217;ın kapalılık tercihini haklı göstermek için şimdi yolun yarısında görüşmenin içeriğini değişik sunmaya kalkmanın inandırıcı bir tarafı yoktur.&#8221;<br />
ROBOT KAMERALAR<br />
Baykal, bir gazetecinin &#8221;Yani şu koşullarda görüşme olmayacak&#8221; sözleri üzerine &#8221;Biz görüşmeye hazırız. Biz şeffaf görüşmeye hazırız. Başbakan eğer politikasını bizimle müzakere etmeyi halkın öğrenebileceği, şimdi de demiyorum günü geldiğinde öğrenebileceği şartlar içinde bizimle bu konuyu görüşmeye hazır ise bunu her an gerçekleştirebiliriz&#8221; karşılığını verdi.<br />
Kayıt konusunda robot kameraların kullanılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine de Baykal, bir görüşmenin kayda alınması söz konusu olduğunda teknolojinin imkanlarından faydalanmak açısından bunun gündeme geldiğini söyledi.<br />
Baykal, emniyetteki sorgulamamalarda, TBMM&#8217;de kayıt işleminin kameralar aracılığıyla yapıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Günümüzde artık televizyon var. Teyp kaydının öyle söylediydi, söylemediydi, kesildi, montaj yapıldı iddialarına müsait değil. Televizyonda her şeyi görüyorsunuz. Kayda alınmasını istiyorsanız bunun yolu budur. Biz geleceği umudu içinde Başbakanın hazırlığımızı yaptık. 3 tane robot kamera bu görüşmeyi çekecek ve konuşma salonunda Başbakanla ben sadece bulunacağım. Üzerinde mutabık kalacağımız, güvendiğimiz bir yönetmen bunu dışarıdan izleyecek ve ortaya 2 kaset çıkacak. Bunlardan birini Başbakana, birini bize verecek ve bu şekilde bu görüşmeyi gerçekleştireceğiz diye umut etmiştik. Ama Başbakan&#8217;ın bu konuşmayı şeffaf şartlarda kamuoyunun öğrenebileceği şekilde zamanı geldiğinde öğrenebileceği şekilde gerçekleştirmeye hazır olmadığı anlaşılıyor. O işini, sisli, dumanlı kapalı kapılar ardında götürme tercihi içinde. Buna bizim katkı vermemiz mümkün değil.&#8221;</p>
<p>AA</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/16/baykal-theffaf-goruthme-istiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkeş&#8217;in o buluşması ve muhatabı</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkethin-o-buluthmasy-ve-muhataby/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkethin-o-buluthmasy-ve-muhataby/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkethin-o-buluthmasy-ve-muhataby/</guid>
		<description><![CDATA[
Erdoğan, Ak Parti grubunda Türkiye ile Ermenistan protokolüne ağır eleştiriler getiren MHP lideri Bahçeli’ye merhum Alparslan Türkeş ile ilgili bir hatırlatma yapmıştı. Erdoğan&#8217;ın kasteddiği Türkeş&#8217;in Ermeni muhatabı ile otel buluşması:
İlgili Haberler
Türkeş&#8217;in o buluşması ve muhatabı
Erdoğan&#8217;ın Bahçeli&#8217;ye Türkeş mesajı
Başbakan Erdoğan, Meclis Grup toplantısında Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokole ağır eleştiriler getiren MHP Genel Başkanı Devlet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="Türkeş'in o buluşması ve muhatabı" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/934020091014095200839.jpg" alt="Türkeş'in o buluşması ve muhatabı" width="150" height="150" /><br />
Erdoğan, Ak Parti grubunda Türkiye ile Ermenistan protokolüne ağır eleştiriler getiren MHP lideri Bahçeli’ye merhum Alparslan Türkeş ile ilgili bir hatırlatma yapmıştı. Erdoğan&#8217;ın kasteddiği Türkeş&#8217;in Ermeni muhatabı ile otel buluşması:</p>
<p>İlgili Haberler<br />
Türkeş&#8217;in o buluşması ve muhatabı<br />
Erdoğan&#8217;ın Bahçeli&#8217;ye Türkeş mesajı</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Meclis Grup toplantısında Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokole ağır eleştiriler getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yanıt verirken şu ifadeleri kullandı:<br />
“Cumartesi günü aramızda bir protokol imzalandı. Şimdi Azerbaycan ile Ermenistan arasında görüşmeler yapılıyor. Bu süreci baltalamak isteyenler var. Biz Ermenistan’a şöyle kazandırmışız böyle kazandırmışız. Bize bühtanda bulunanlar önce rahmetli liderlerinin hangi otelde kiminle nasıl görüştüğüne baksın bize ondan sonra yüklensinler.”<br />
Hemen anlaşılacağı gibi rahmetli liderden kastedilen Alparslan Türkeş. Başbakan’ın kapalı geçtiği; “yer”, “tarih” ve “buluştuğu kişi”yi ise şöyle:<br />
Fransa’nın Başkenti Paris’te, Concorde Meydanı’ndaki Crillon Oteli’nde gerçekleşen görüşmede, merhum Türkeş’in muhatabı Ermenistan Devlet Başkanı Ter Petrosyan’dı.<br />
Tarih 13 Mart 1993’tü. Merhum Türkeş 12 Mart’ta Paris’e giderken yanında oğlu Tuğrul Türkeş’te bulunmaktaydı.<br />
Görüşmede Büyükelçi Tansuğ Bleda, müsteşar Menter Şahinler de bulundu. Petrosyan’ın yanında ise Dışişleri Bakanı Papazyan, tarihçi Liberidyan ve Samson Özararat bulunuyordu.<br />
Merhum Türkeş burada Petrosyan’a Karabağ savaşı ile ilgili olarak 6 maddelik bir paket sundu<br />
Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes,<br />
Azeri topraklarından çekilinmesi<br />
 Diplomatik ilişki tesisi ve iki tarafın bugünkü sınırlarla birbirini tanıması,<br />
Toprak talebi olmadan temas,<br />
Laçin koridorunun açılması.<br />
İşte Başbakan’ın dün gönderme yaptığı görüşme, kişi, yer ve konular bunlardı. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.<br />
iyibilgi</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkethin-o-buluthmasy-ve-muhataby/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağış: Her şey dört dörtlük olsaydı AB üyesi olurduk</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/14/badhyth-her-they-dort-dortluk-olsaydy-ab-uyesi-olurduk/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/14/badhyth-her-they-dort-dortluk-olsaydy-ab-uyesi-olurduk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/14/badhyth-her-they-dort-dortluk-olsaydy-ab-uyesi-olurduk/</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bugün açıklanacak AB İlerleme Raporu&#8217;nun ilk defa açıklanmadığını söyledi. Raporun her yıl hazırlandığına dikkat çeken Bakan Bağış, &#8220;Türkiye&#8217;nin fotoğrafı çekiliyor. Bu belge ilerlediğimiz ve ilerlemediğimiz noktaları gösteriyor.&#8221; dedi. Bağış, &#8220;Türkiye&#8217;de her şey dört dörtlük olsaydı, AB üyesi olurduk.&#8221; şeklinde konuştu.
 

 
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Yüksek Hızlı Tren&#8217;de görüntülü konuşma denemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bugün açıklanacak AB İlerleme Raporu&#8217;nun ilk defa açıklanmadığını söyledi. Raporun her yıl hazırlandığına dikkat çeken Bakan Bağış, &#8220;Türkiye&#8217;nin fotoğrafı çekiliyor. Bu belge ilerlediğimiz ve ilerlemediğimiz noktaları gösteriyor.&#8221; dedi. Bağış, &#8220;Türkiye&#8217;de her şey dört dörtlük olsaydı, AB üyesi olurduk.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><!-- --></p>
<p> </p>
<p>Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Yüksek Hızlı Tren&#8217;de görüntülü konuşma denemesi yaptı. Ankara Garı&#8217;ndan hareket eden YHT ile Polatlı&#8217;ya kadar basın mensuplarıyla giden Yıldırım, gazetecilerin sorularını cevapladı. Ankara&#8217;da boyanan Atatürk heykelini görüp görmediğinin sorulması üzerine Bakan Yıldırım, hergün her yerde Atatürk heykeli gördüğünü belirtti. Atatürk&#8217;ü istismar edenlerle aynı olmadıklarını, hedef gösterdiği projeleri hayata geçirdiklerini kaydeden Yıldırım, &#8220;Atatürk hızlı tren yap dedi yaptık, bölünmüş yol yaptık, iletişim alt yapısı yapın dedi yaptık.&#8221; diye konuştu. Atatürk portresinin arkasına saklanarak sadece konuşanlardan olmadıklarını dile getiren Bakan, konuşarak değil, dediklerini yaparak Atatürk&#8217;e sahip çıktıklarına işaret etti.</p>
<p>Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Baykal arasındaki mektuplaşmanın hatırlatılması üzerine Yıldırım, &#8220;Eski gelenekleri yaşatma adına önemli. Meydanlardaki atışmaların ardından en azından diyaloğun başlaması adına önemli.&#8221; cevabını verdi.</p>
<p>&#8216;Baykal&#8217;ın görüşmeyi bir televizyon kanalı kaydetsin&#8217; önerisinin sorulması üzerine Bakan, &#8220;Başbakanımızın bunda gocunacağı bir şey yok. Başbakanımızın gizlisi kapaklısı yoktur.&#8221; değerlendirmesini yaptı. (CİHAN)</p>
<p> </p>
<p>Kaynak : ZAMAN HABER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/14/badhyth-her-they-dort-dortluk-olsaydy-ab-uyesi-olurduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Yıldırım&#8217;dan mektuplu siyaset yorumu</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/14/bakan-yyldyrymdan-mektuplu-siyaset-yorumu/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/14/bakan-yyldyrymdan-mektuplu-siyaset-yorumu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/14/bakan-yyldyrymdan-mektuplu-siyaset-yorumu/</guid>
		<description><![CDATA[Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki mektuplu siyaseti önemli bulduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan ile Baykal&#8217;ın mektuplaşmasını değerlendiren Yıldırım, &#8220;Eski gelenekleri yaşatma adına önemli. Meydanlardaki atışmaların ardından en azından diyaloğun başlaması adına önemli.&#8221; dedi.
 

 
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a Başbakanlık Merkez Bina&#8217;da iadeiziyarette bulundu.
Erdoğan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki mektuplu siyaseti önemli bulduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan ile Baykal&#8217;ın mektuplaşmasını değerlendiren Yıldırım, &#8220;Eski gelenekleri yaşatma adına önemli. Meydanlardaki atışmaların ardından en azından diyaloğun başlaması adına önemli.&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><!-- --></p>
<p> </p>
<p>TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a Başbakanlık Merkez Bina&#8217;da iadeiziyarette bulundu.</p>
<p>Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, yeni yasama yılında Meclis&#8217;in de teveccühü ile Şahin&#8217;in TBMM Başkanlığına seçildiğini anımsatarak, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Kendilerine bir tebrik ziyareti gerçekleştirmiştim. Sağolsun kendileri de nezaketen bizlere bir iadeiziyarette bulundular. Kendilerine teşekkür ediyorum.</p>
<p>İnanıyorum ki bu başkanlık dönemlerinde Meclisimizde gayet olumlu, tüm parlamenterlerimizle mümkün olduğunca ülkemizin, milletimizin menfaatine atılacak adımlar, çıkarılacak yasalar var. Bu, dayanışma içinde olması gereken bir süreç. Birbirimize çok ihtiyacımızın olduğu bir süreç. Hele hele bir milli birlik projesini, bir demokratik açılım sürecini başlattığımız dönemde bazı yasaların çıkması da gerekebilecek. Bütün bunlarda dayanışmamız çok çok önem arz ediyor. Burada tabii Meclis Başkanımızın da bizlere müzaheret etmesi önem arz edecek.&#8221;</p>
<p>TBMM Başkanı Şahin de iadeiziyaret amacıyla Başbakanlık&#8217;ta bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Eksik olmayın, TBMM Başkanlığı&#8217;na seçilir seçilmez beni tebrik ziyaretinde bulunmuştunuz ve hemen akabinde de TBMM yeni yasama yılı çalışmalarına başladı. Bu yeni dönemde TBMM&#8217;nin nasıl bir performans göstermesi konusundaki düşüncelerimi, o gün yaptığım konuşmada ortaya koymuştum. Zaten TBMM var olduğu günden beri hep Türkiye&#8217;nin ileri gitmesi için adımlar atmıştır. Demokratik açılım dediğimiz işi TBMM ilk kez yapıyor değil. Kurulduğu andan beri aslında çıkartmış olduğu yasaların, Anayasa&#8217;nın amacı da Türkiye&#8217;de demokratik standartları yükseltmeye yöneliktir, temel hak ve özgürlüklerin daha genişlemesine yöneliktir. İnanıyorum ki bu yasama yılında da TBMM, gündeminde bu doğrultuda gelmiş ve gelecek olan yasaların yasalaşması konusunda üzerine düşeni yapacaktır. Ben de TBMM Başkanı olarak her türlü standardın yükseltilmesini tabii ki arzu ediyorum. Bu konuda elimizden gelen hizmet neyse ortaya koyacağımız açıktır. O bakımdan sizin, bu kadar yoğun hükümet işleri arasında böyle bir iadeiziyaret babında da olsa görüşme imkanı sağlamanızdan dolayı zatıalinize teşekkür ediyorum.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak : ZAMAN HABER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/14/bakan-yyldyrymdan-mektuplu-siyaset-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şahin: Demokratik açılım dediğimiz işi TBMM ilk kez yapıyor değil</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/14/thahin-demokratik-acylym-dedidhimiz-ithi-tbmm-ilk-kez-yapyyor-dedhil/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/14/thahin-demokratik-acylym-dedidhimiz-ithi-tbmm-ilk-kez-yapyyor-dedhil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 10:26:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/14/thahin-demokratik-acylym-dedidhimiz-ithi-tbmm-ilk-kez-yapyyor-dedhil/</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, TBMM&#8217;nin var olduğu günden beri hep ülkenin ileri gitmesine yönelik adımlar attığını belirterek, &#8221;Demokratik açılım dediğimiz işi TBMM ilk kez yapıyor değil&#8221; dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da demokratik açılım sürecinde bazı yasaların çıkması gerekebileceğini ifade ederek, &#8221;Bu, dayanışma içinde olması gereken bir süreç&#8221; diye konuştu.
 

 
Washington Post gazetesi, &#8220;Bir Sınırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, TBMM&#8217;nin var olduğu günden beri hep ülkenin ileri gitmesine yönelik adımlar attığını belirterek, &#8221;Demokratik açılım dediğimiz işi TBMM ilk kez yapıyor değil&#8221; dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da demokratik açılım sürecinde bazı yasaların çıkması gerekebileceğini ifade ederek, &#8221;Bu, dayanışma içinde olması gereken bir süreç&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><!-- --></p>
<p> </p>
<p>Washington Post gazetesi, &#8220;Bir Sınırı Açmak&#8221; başlıklı başyazısında, iki ülkenin, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton&#8217;ın yardımıyla, yakınlaşmaya doğru bir adım daha attığı yorumunda bulundu.</p>
<p>&#8220;Türk ve Ermeni liderler, aralarındaki ilişkilerin normale döndürülmesi ve sınırlarının açılmasına yönelik potansiyel anlamda tarihi bir anlaşmaya imza atarken, Clinton&#8217;ın usta bir diplomasi yürüttüğünü&#8221; belirten gazete, &#8220;Potansiyel diyoruz, çünkü anlaşmanın hayata geçirilmesinde bazı büyük engeller mevcut&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Yazıda, Clinton&#8217;ın, 4 saat süren son dakika müdahalesinin ardından imza töreninin yapılabilmesine katkı sağladığına işaret edilirken, ABD Dışişleri Bakanının, bir çıkmazın üstesinden gelmeye ve ABD için olumlu bir sonuç çıkarmaya muktedir olduğunu ispat ettiği belirtildi.</p>
<p>Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmanın ABD&#8217;yi birkaç nedenden ilgilendirdiği kaydedilen yazıda, bu yakınlaşmanın, Kafkasya bölgesini istikrarlaştırmaya, Batı&#8217;ya gaz ve petrol ihracına yönelik yeni koridorların yolunu açmaya, Rusya&#8217;nın Ermenistan üzerindeki siyasi hakimiyetini yumuşatmaya ve ABD&#8217;nin Türkiye ile ilişkilerindeki önemli bir engeli ortadan kaldırmaya yardım edeceği görüşü ifade edildi.</p>
<p>Yazıda, Obama yönetiminin Türkiye ve Ermenistan arasında bir anlaşmaya varılması için özenle çaba gösterdiğine, Clinton&#8217;ın her iki ülkenin lideriyle 29 telefon görüşmesi yaptığına, hatta Başkan Baracak Obama&#8217;nın, seçim kampanyası sırasında 1915 olaylarını &#8220;soykırım&#8221; olarak tanıyacağına dair verdiği sözünü bir kenara ittiğine değinildi.</p>
<p>1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının anlaşmayı bozma tehdidini hala taşıdığına işaret edilen yazıda, 1993&#8242;ten beri kapalı durumda olan sınırın açılmasının, &#8220;yoksullaşmış&#8221; ve &#8220;denize çıkışı olmayan&#8221; Ermenistan için büyük bir kazanç olacağı kaydedildi.</p>
<p>-&#8221;(SOYKIRIM) KONUSUNUN İKİ ÜLKEYE KALMASI EN İYİSİ&#8221;-</p>
<p>Yazıda, protokollerin 1915 olaylarının tarihsel açıdan araştırılması için ortak komisyon kurulmasını öngören maddesine bir direnişin olduğuna dikkati çekilerek, muhaliflerin, bunun Türkiye&#8217;ye, konuyu ağırdan almak ve Amerikan Kongresine &#8220;soykırım&#8221; tasarılarının getirilmesini engellemek için imkan vereceği görüşünde olduğu belirtildi. Gazete, &#8220;Aslında, bu konunun iki ülkeye kalması en iyi seçenek. Bazı Amerikan Ermeni grupları da, anlaşmanın sağduyunun zaferi olduğunu onayladılar&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Anlaşmanın üzerindeki daha zorlu bir engelin ise Yukarı Karabağ meselesi olduğuna dikkati çekilen yazıda, &#8220;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, bu &#8216;donmuş sorun&#8217;un çözümünün, Ermenistan ile varılan anlaşmada bir önkoşul olmasını reddederek, &#8216;cesur&#8217; bir adım attığı&#8221; görüşü savunuldu.</p>
<p>Bu tutumun, Türkiye&#8217;nin müttefiki ve gaz tedarikçisi Azerbaycan&#8217;ı öfkelendirdiğine işaret edilen yazıda, &#8220;Ancak Başbakan Erdoğan geçen Pazar yaptığı açıklamada, Ermenistan&#8217;ın Azerbaycan&#8217;dan en azından kısmi de olsa geri çekilmediği müddetçe, hükümetinin anlaşmayı ileriye götürmeyeceğini söyledi. Bu, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan için zorlu bir adım olacak, önemli ölçüde uluslararası destek ve Clinton açısından da daha hassas bir çalışma gerektirecek&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
<p>-&#8221;FUTBOL SAHASINDA DİPLOMASİ&#8221;-</p>
<p>Gazete ayrıca, &#8220;Türkiye&#8217;de Futbol Sahasında Diplomasi&#8221; başlıklı haberinde, &#8220;Eski Osmanlı başkenti Bursa&#8217;da bugün düzenlenecek olan ve Sarkisyan&#8217;ın da izleyeceği Dünya Kupası eleme grubu maçında izleyicilerden, yüzyıllık düşmanlığı sona erdirme niyetinin bir işareti olarak, &#8216;Türk misafirperverliğinin&#8217; en iyi örneğini sergilemelerinin istendiğini&#8221; yazdı.</p>
<p>Haberde, &#8220;Birçokları için diplomasinin skordan çok daha önemli olduğu bir maçta, bilet satışlarının sıkı kontrollerden geçirildiği, tahrik edici sembollerin sergilenmesinin yasaklandığı ve hatta bir taraftar grubunun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ziyaret edilerek en iyi şekilde davranmalarının rica edildiği&#8221; kaydedildi.</p>
<p>&#8220;Sarkisyan&#8217;ın ziyaretinin, Gül&#8217;ün geçen yıl Erivan&#8217;daki maça giderek gösterdiği &#8216;buzları kırıcı&#8217; jestin bir yansıması olduğu, ayrıca protokollerin imzasından sonraki bir diplomatik atılım özelliğini taşıdığı&#8221; belirtilen haberde, şimdi her iki ülkenin, kamuoylarındaki muhalefete rağmen protokolleri parlamentolarında onaylamak zorunda olduğuna işaret edildi.</p>
<p>Bölgesel diplomaside daha büyük bir rol oynamak isteyen Türkiye&#8217;nin, dünyaya barışı engellemediğini gösterme hevesi içinde olduğu belirtilen haberde, protokollerin, parlamentolarda onaylanması halinde, Ermenistan&#8217;ın ekonomik tecridini azaltacağı, Türkiye&#8217;nin bölgedeki duruşunu güçlendireceği ve ABD-Türkiye ilişkilerinde kriz riskini azaltacağı yorumu yapıldı.</p>
<p>Bursa halkının maça ilişkin görüşlerine de yer verilen haberde, Bursalıların, hükümetin telkinlerine destek vererek dostluk gösterisinde bulunmaya hazır olduklarını söylediği, ancak çok azının, maçın olaysız geçeceğinden emin göründüğü ifade edildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak : ZAMAN HABER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/14/thahin-demokratik-acylym-dedidhimiz-ithi-tbmm-ilk-kez-yapyyor-dedhil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Suriye ortak kabine toplantısı</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkiye-suriye-ortak-kabine-toplantysy/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkiye-suriye-ortak-kabine-toplantysy/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 05:05:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suriye ortak kabine toplantısı hakkinda bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suriye ortak kabine toplantısıhaberi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suriye ortak kabine toplantısımanseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suriye ortak kabine toplantısıolayi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkiye-suriye-ortak-kabine-toplantysy/</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bugünün iki ülke için tarihi bir dönüm olduğunu belirtirken bu güne dair hissettiklerini anlattı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bugün gerek Suriye gerekse Türkiye tarafında hissi anlar yaşadıklarını belirterek, &#8220;İki halkın birbirini bu kadar özlediği hepimizce malumdu ama bu kadar özlemle birbirlerini beklediklerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-327" title="Türkiye Suriye ortak kabine toplantısı" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/658820091013100227895.jpg" alt="Türkiye Suriye ortak kabine toplantısı" width="150" height="150" /><br />
Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bugünün iki ülke için tarihi bir dönüm olduğunu belirtirken bu güne dair hissettiklerini anlattı.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bugün gerek Suriye gerekse Türkiye tarafında hissi anlar yaşadıklarını belirterek, &#8220;İki halkın birbirini bu kadar özlediği hepimizce malumdu ama bu kadar özlemle birbirlerini beklediklerini ve kucaklaşma arzusu içinde olduklarını bir kez daha müşahede ettik&#8221; dedi.<br />
Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Kurulu toplantısının kapanış oturumunun ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.<br />
Davutoğlu, bugünün Türkiye ve Suriye tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Gerek Türkiye gerekse Suriye tarafında son derece hissi anlar yaşadık. İki halkın birbirini bu kadar özlediği hepimizce malumdu ama bu kadar özlemle birbirlerini beklediklerini ve kucaklaşma arzusu içinde olduklarını bir kez daha müşahede ettik. Son derece hissi ve asırların getirdiği o kültürel harmanı yansıtan bir buluşma oldu.&#8221;<br />
Bu tür buluşmaların bölgedeki tüm kardeş ülkeler arasında gerçekleşmesini dileyen Davutoğlu, bunun bölgeye ve dünyaya, bölgesel ve küresel barışa en önemli mesaj olacağını bildirdi.<br />
Davutoğlu, daha sonra Gaziantep&#8217;e geldiklerini hatırlatarak, bu çerçevede &#8220;diplomasi tarihine araç diplomasisi adında yeni bir diplomasi usulü&#8221; kazandırdıklarını söyledi. Halep&#8217;ten Öncüpınar&#8217;a, Öncüpınar&#8217;dan Gaziantep&#8217;e yaklaşık 2 saat ilgili bakanların bir otomobilde birlikte kaldıklarını ve çok güzel projelerin  çıktığını bildirdi.<br />
Toplantılara ilişkin ortak açıklamanın yapılacağını belirten Davutoğlu, bunun dışında bugünkü görüşmelerde ulaşılan 40&#8242;a yakın protokol, proje, mutabakat zaptı ve anlaşma üzerinde çalışma kararı alındığını, ilgili bakanlıkların bunları 10 gün içinde eylem planı halinde birbirlerine bildireceklerini, aralık ayı başındaki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Şam ziyaretinde ilk yüksek düzeyli stratejik işbirliği toplantısının gerçekleşeceğini kaydetti.<br />
&#8220;Bundan sonra artık Türkiye, kaderi, tarihi ve geleceği ortak olarak aynı yolda yürümeye devam edecek. El elde yürüyeceğiz bu yolda ve bölgemizi tekrar yükselen bir medeniyet merkezi yapmak için hep beraber çalışacağız&#8221; diyen Davutoğlu, bugünün her iki halk için de iki bayram arasında bir bayram, bir düğün günü olduğunu söyledi.<br />
Davutoğlu, iki ülke arasında en kısa zamanda daha çok kapının açılması için altyapı çalışmalarının başlamasına karar verildiğini de anlattı.<br />
-SURİYE HEYET BAŞKANI TÜRKMENİ-<br />
 Suriye Devlet Başkanı Yardımcısı Vekili Hasan Türkmeni de açıklamasında tarihi bir gün yaşadıklarını söyleyerek, işbirliği konseyinin kurulmasına karar verilmesinden hemen sonra yürürlüğe girmesinden son derece mutlu olduğunu kaydetti.<br />
Türkmeni, bugünkü görüşmelerin her iki ülkenin halkına hayırlı olmasını dileyerek, görüşmelerin ekonomi, güvenlik, savunma, sağlık ve çevre gibi alanlarda işbirliğinin gelişmesine katkıda bulunacağını kaydetti.<br />
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a bu olayın temellerini attıkları ve karşılıklı güven sağladıkları için teşekkür eden Türkmeni, Suriye&#8217;nin de kendi eylem planını hazırlayarak, sunacağını bildirdi.<br />
-ATALAY VE GÖNÜL-<br />
Daha sonra İçişleri Bakanı Beşir Atalay, terör örgütüne karşı işbirliği ile ilgili bir soru üzerine, 1998 yılında Suriye ile Adana mutabakatı, 2001 yılında da bir anlaşma imzalandığını hatırlatarak, iki ülke arasındaki bu sürecin yürümekte olduğunu kaydetti.<br />
Atalay, Suriye tarafının bu konuda çok hassas davrandığını, hem bilgi alış verişi hem de terör unsurlarına dönük işbirliğinde Türkiye&#8217;ye yardımcı olduğunu belirterek, Suriye&#8217;nin 2003 yılından bu yana Türkiye&#8217;ye iade ettiği terör örgütü mensubu sayısının 122 olduğunu, bunların 77&#8217;sinin PKK terör örgütü mensubu bulunduğunu bildirdi.<br />
Bakan Atalay&#8217;ın Suriyeli mevkidaşı da terörle mücadelede Türkiye ile sürekli işbirliği kanalları bulunduğunu, düzenli şekilde bilgi alış verişinde bulunduklarını kaydetti.<br />
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül de askeri alandaki işbirliğine ilişkin soru üzerine, iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların her türlü temas ve çalışma için hukuki zemin sağladığını kaydetti. Gönül, ekim ayı sonuna doğru temas gruplarının devreye gireceğini ve üç ayrı çalışma yapılacağını belirterek, bu grupların kendi alanlarında çalışma yapacaklarını bildirdi. Gönül, savunma sanayi alanında bugüne kadar gelinen noktanın daha ilerisine gidilmesini umduklarını da belirtti.<br />
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, &#8221;Türkiye&#8217;nin kapısı hiç kimseye kapalı değildir, kapımız, gönlümüz bütün komşularımıza sonuna kadar açıktır&#8221; dedi.<br />
Türkiye Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Toplantısı&#8217;na katılan Davutoğlu, burada yaptığı konuşma sonrasında bir gazetecinin, Türkiye Suriye ilişkilerine atıfta bulunarak &#8221;Bu gelişme Ermenistan ile de yaşanacak mı?&#8221; sorusu üzerine şunları söyledi:<br />
&#8221;Ülkelerin, kendi meselelerini çözebilecek bir altyapı kazanmasına büyük önem veriyoruz. Sloganlarla ve iddialı sözlerle değil, ülkeler arasındaki ikili ilişkiler geliştirile geliştirile, altyapı güçlendirile güçlendirile, bölgesel birlik projelerinin altyapısının sağlam oturması lazım. Eğer biz, Suriye ile vizeleri kaldırmak yerine, çok daha geniş kapsamlı toplantılar yapmaya kalksaydık, bir sonuç elde etmiş olmazdık. Gerçek adım, reel alanda, somut olarak bir zeminin oluşturulmasıdır. Türkiye Suriye ilişkileri bunun en güzel örneğidir. Güven ilişkisi sözde kalmadı, çok pratik adımlarla hayata geçirilen bir işbirliği mekanizmasına dönüştü.<br />
Benzer bir ilişki mekanizması Irak&#8217;la da sağlanabilir. Mısır&#8217;la da sağlanabilir. Lübnan ile çok yakın ilişkilerimiz var. İran&#8217;la komşuluk ilişkilerimiz son derece sağlam. Arabistan&#8217;la da iyi ilişkilerimiz var. Türkiye&#8217;nin bölgedeki ülkelerle işbirliği aslında çok iyi. Bazen ikili ilişkileri üçlü mekanizmalara dönüştürmek gerekir. Eğer, bu sağlam bir zemine oturursa, geleceğe ortak potansiyel olarak bakarsak, önümüzdeki dönemde her meseleyi çözmek için iç bölgesel dinamiğin kendi doğası içinde çıktığını, çıkacağını söyleyebiliriz. Türkiye&#8217;nin kapısı hiç kimseye kapalı değildir, kapımız gönlümüz bütün komşularımıza sonuna kadar açıktır. Bölgemizde, nerede bir problem çıkarsa devreye girmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de bizimle gerçek anlamda, sadece bizimle değil, bölgesinde de gerçek anlamda, ilişki kurmak isteyen her ülkeyle bu ilişkileri kuracağız. Buna Ermenistan da dahil.&#8221;<br />
-&#8221;TÜRKİYE AKTİF DIŞ POLİTİKA İZLİYOR&#8221;-<br />
Türkiye&#8217;nin aktif dış politika takip ettiğini işaret eden Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:<br />
&#8221;Türkiye, sadece ikili ilişkiler anlamında değil, bölgesel bir barış vizyonu bağlamında, sonuç getirecek çabalar içinde. Türkiye&#8217;nin ilkesi &#8216;Yurtta Sulh Cihanda Sulh&#8217;tur. Bölgede kalıcı barışı tesis etmek için, ekonomik alanda güçlü adımlar atılabilmesi için, bölge ülkeleri ile işbirliği her zaman devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin çekindiği hiç bir konu yoktur. Köklü bir devletiz. Dış politikamızı öz güven içinde yürütüyoruz.&#8221;<br />
Davutoğlu, sözlerini herkesle her türlü diyaloğa açık olduklarını söyledi. Hiç kimseden çekinmelerinin söz konusu olmadığını belirten Davutoğlu, diyalog kapılarının her zaman açık bulunduğunu ifade ederek tamamladı.<br />
AA</p>
<p>HABER 7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/14/turkiye-suriye-ortak-kabine-toplantysy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küba heyeti, TBMM&#8217;de</title>
		<link>http://www.medyatime.com/2009/10/13/kuba-heyeti-tbmmde-2/</link>
		<comments>http://www.medyatime.com/2009/10/13/kuba-heyeti-tbmmde-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 12:38:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Küba heyeti]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM'de
					
				
				
					
					'Haberi]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM'de
					
				
				
					
					'manseti]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM'de
					
				
				
					
					'olayi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medyatime.com/2009/10/13/kuba-heyeti-tbmmde-2/</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili ve Küba-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Ayşenur Bahçekapılı, Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Dagoberto Rodriguez Berrera ve beraberindeki heyetle görüştü.
 

 
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal&#8217;ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın mektubuna cevap vererek kapıyı araladığını ifade eden Bahçeli, Baykal&#8217;ın, Erdoğan&#8217;ın yeni yol arkadaşı haline geldiğini söyledi.
Demokratik açılım sürecinde ortaya konulan &#8216;Milli Birlik Projesi&#8217;ni &#8216;yıkım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanvekili ve Küba-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Ayşenur Bahçekapılı, Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Dagoberto Rodriguez Berrera ve beraberindeki heyetle görüştü.</p>
<p> </p>
<p><!-- --></p>
<p> </p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal&#8217;ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın mektubuna cevap vererek kapıyı araladığını ifade eden Bahçeli, Baykal&#8217;ın, Erdoğan&#8217;ın yeni yol arkadaşı haline geldiğini söyledi.</p>
<p>Demokratik açılım sürecinde ortaya konulan &#8216;Milli Birlik Projesi&#8217;ni &#8216;yıkım projesi&#8217; olarak nitelendiren Bahçeli, Baykal&#8217;ın mektubu geri çevirmek yerine, Başbakan&#8217;a, &#8221;Buyrun görüşelim&#8221; diyerek, daha önce DTP&#8217;nin girdiği fotoğraf karesinde yerini aldığını kaydetti.</p>
<p>(CİHAN)</p>
<p> </p>
<p>Kaynak : ZAMAN HABER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medyatime.com/2009/10/13/kuba-heyeti-tbmmde-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
