Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ABD’de Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından Ermeni iddialarını içeren tasarının kabul edilmesini değerlendirirken, Türkiye’nin bu tür manevralarla sıkıştırılacak bir ülke olmadığını söyledi.
Bakan Eroğlu, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Afyonkarahisar Anemon Otel'de düzenlenen katı atık ve atık su konulu toplantıya katıldı.
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Eroğlu, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin Ermeni tasarısını kabul etmesine tepki gösterdi.
Eroğlu, Türklerin asla hiçbir azınlığa zulüm etmediğini belirterek, ''Bizim tarihimizde böyle bir şey yok. Tehciri bahane ediyorlar'' diye konuştu.
-''KUNTA KİNTE FİLMİNİ TEKRAR İZLEMELERİNİ TAVSİYE EDİYORUM''
''Tehcir bir takım Ermenilerin Osmanlı ordusu harp ederken orduyu arkadan vurmaları nedeniyle onları daha emin bölgelere taşımak için yapılan işlemdir'' diyen Bakan Eroğlu, Türklerin Ermenilerle asırlarca sulh ve sükun içinde yaşadığını hatırlattı.
Eroğlu, şunları kaydetti:
''Eğer imha etmek söz konusu olsaydı, Osmanlı en kuvvetli zamanlarda imha ederdi. Öyle yapmadığı gibi Fatih Sultan Mehmet 1453'te İstanbul'u fethedince Ermeni patriğini İstanbul'a getirerek bir patrikhane kurulmasına müsaade etmiştir. Biz bütün azınlıklara serbestçe inançlarını yaşamaları için biz millet olarak her türlü imkanı verdik. Evvela ABD lütfen kendi tarihine baksın. Kızılderililere baksın. Diğer ülkeler Afrika'da yaptıklarına baksın. Kunta Kinte filmini tekrar izlemelerini tavsiye ediyorum.''
ABD Başkanı Barack Obama'nın tasarı konusunda gerekli titizliği göstereceğine inandığını dile getiren Eroğlu, şöyle devam etti:
''Azınlıklar bizim için önemlidir. Onlara her türlü hak, hukuk ve dini inançlarını korumak için Osmanlı'dan, Selçuklu'dan bu yana gerekli müsamaha, gerekli destek ve her türlü himaye gösterilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak da göstermeye devam ediyoruz. Bunlar tamamen siyasidir. Bu konuda ABD Başkanı'nın da gerekli titizliği göstereceğine inanıyorum.''
-''ÇARŞAMBA'DAKİ HES İLE İLGİLİ KESİN RAKAMLAR BELİRLENMEDİ''
Eroğlu, Samsun'un Çarşamba ilçesinde DSİ tarafından 39 milyon TL'ye yaptırılan hidroelektrik santralinin (HES) özel sektöre 5 milyon TL'ye devrine ilişkin soruşturma başlatılmasına ilişkin bir soru üzerine ise satışla ilgili kesin hesapların yapılmadığı söyledi.
Maliyetin net olarak hesaplanmasının ardından gerektiği halde hidroelektrik santrali satın alan şirketten para alınacağını ifade eden Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''O konuda kesin hesap yapılmamıştır. Bu bir ön hesaptır. Kesin hesap yapıldıktan sonra rakamlar ortaya çıkacaktır. Bu işler yapılırken tahmini bir bedel belirlenir. Herhangi bir kurumun ya da devletin zarara uğratılması söz konusu değildir. Zaten konu mahkemeye intikal etmiştir. Bu durum bundan ibarettir. Herhangi bir husus olduğu kanaatinde değilim çünkü kesin hesaplar bitmedi. Kesin hesaplar bitince bunlar kuruşu kuruşuna ortaya çıkacaktır ve gerekli para şirketten alınacaktır.''
-''KIBRIS'A BORU HATTIYLA SU TAŞINACAK''
Bir İngiliz gazetesinin Kıbrıs'a ''barışı su getirebilir'' şeklindeki bir haberine ilişkin bir soruyu ise Eroğlu, şöyle yanıtladı:
''Ben İstanbul Adalara suyu getirince o zaman Kıbrıs'tan bir bakan beni aradı. Bana 'Adalara suyu getirdiniz, Kıbrıs'a da bu şekilde su getiremez misiniz?' diye sordu. Ben de 'yetki verirlerse Kıbrıs'a da suyu getiririm' demiştim. İSKİ'den sonra DSİ Genel Müdürü olunca bu sözü hatırladım. Kıbrıs'a yer altından borularla su götürülmesine ilişkin projeyi yaptırdık. Akdeniz'in derinliği nedeniyle 250 metrede askıda borularla su taşınacak. Hatta bunun projesinin fikrini müsteşarımızla ilk defa biz bulmuştuk. Daha sonra başka bir firma bunu kapmış, patentini almış İhaleye çıkıldı. Yılda 75 milyon metreküp suyu Kıbrıs'a bir boru hattıyla taşımaya başlayacağız. Sözümüzü yerine getirmiş olacağız. Biz suyu Kıbrıs için getiriyoruz. İsteyen alır, isteyen almaz. Zaten bizim de biz size su veriyoruz diye bir hevesimiz de yok. Talep olması halinde bu konuyu görüşecek olan yer hükümetimizdir. Kendi kendilerine ben gelin güvey olmalarını doğru bulmuyorum. Biz bu suyu KKTC'ye oradaki soydaşlarımıza götürüyoruz.''
Kaynak : ZAMAN HABER
